Selülit özellikle kadınlarda görülen ve adiposit adı verilen derialtı yağ hücre gruplarının kan ve lenfatik dolaşımı bozmasıyla oluşan bir yapıdır. Kan ve lenfatik dolaşımı etkilenen bölgede zaman içerisinde yağ hücre gruplarının arasında oluşan fibrotik bantlar deride çöküntülere ve portokal kabuğu görünümüne neden olur. Kadıköy’de selülit tedavi merkezimizi arayarak konusunda uzman kadromuzla görüşüp konu ile ilgili daha detaylı bilgi alabilirsiniz.

Selülit’ten nasıl korunulur?

  • Kilonuzu koruyun. Günde 1500 kalori alın.
  • Çok hareket edin, örneğin jogging yapın, bisiklete binin, yüzün, jimnastik yapın.
  • Ayrıca vitamin ve mineral alın. A ve E vitaminleri deriyi düzgünleştirir, magnezyum metabolizmayı harekete geçirir, fosfor ve silisyum dokuları kuvvetlendirir.
  • Vücudun fazla suyunu atması için beyaz ve kırmızı turp, maydanoz, kereviz, çilek ve pilav yiyin.
  • Tuz, şeker, alkol, sigara, koyu çay, kahve, çikolata, kızartma ve undan uzak durun.
  • Derinin kanla beslenmesini teşvik edin. ( Örneğin masaj eldiveni ile kendi kendinize yapacağınız masajla, bir sıcak, bir soğuk duşu sorunlu yerlere tutun. Saunaya gidin. )

Selülit bir hastalık mıdır?

Evet, selülit bir hastalık olup tıptaki adı Hidrolipodistrofidir.

Selülit Teşhisini Kendimiz Koyabilir miyiz?

Evet. Cilt iki parmak arasında kıstırıldığında, cildin dış tabakasında girinti ve çıkıntılar meydana gelir ki tıpta buna portakal kabuğu görünümü denir.

Selülit Kadınlarda hangi bölgelere yerleşir?

Uyluğun üst kısmı, dizin ve bileğin iç kısımları, kaba et ve baldırların arkası ve üst bacaklara genelde süvari pantolonu şeklinde yerleşir.

Selülit rejimle geçer mi?

Hayır, selülit tüm zayıflama rejimlerine karşı direnç gösterir. Özel bir tedavi gerektirir, kendi kendine geçmez.

Selülit nelerden oluşur?
Selülit üç elemandan oluşur;

  • Dayanıklı hale gelmiş bölmeli bir konjonktif doku.
  • Su molekülleri ve tuz molekülleri.
  • Konjonktif doku içine hapsolmuş yağ hücreleri birikintileri. Bu bölgesel yağ birikimi, cildin hareketliliğinin azalması ve kalınlığının artmasıyla kendini gösterir. Elle dokunulduğunda cilt pütürlü, sertleşmiş ve muntazam olmayan bir görüntü verir.

Selülit ağrılı mıdır?

Evet, selülit ağrılı olabilir. Ağrının şiddeti selülit`in sinir liflerinin üzerine yapmış olduğu basınç derecesiyle orantılı olarak değişir.

Zayıf kadınlarda selülit olur mu? 

Evet, selülit zayıf hatta sıska kadınlarda bile görülebilir.

Selülit’in nedenleri nelerdir?

Hormonal nedenler: Hiper folikülin, yani kadınlarda yumurtalardan salgılanan folikülin hormonunun artışı. Bu hormon, dokularda su tutma özelliği nedeniyle selülit`e zemin hazırlar.

Soya çekim: Anne selülit`li ise çocuğunda da selülit görülebilir.

Dolaşım bozukluğu (damar yetmezliği): Selülit ve damar yetmezliği birbirine paralel gider. Yani selülit damar yollarında oluşur ve damarları sarar, sıkar. Bu durum kan dolaşımını daha da zorlaştırır ve varisler meydana gelir. Bu da damar yetmezliği, selülit, varis, daha ileri derecede damar yetmezliği olarak gittikçe ciddi boyutlara varır.

Selülit’in oluşumasında diğer nedenler nelerdir?

Kabızlık, hipotiroid, doğum kontrol hapı kullanımı, karaciğerin kötü fonksiyonu ve sinirsel düzensizlik.

Selülit kaç aşamada gelişir?

Selülit üç aşamada gelişir. Birinci aşaması dolaşım bozukluğudur, damarlardan çıkan su dokulara dolar. Dokular acılı ve duyarlıdırlar. Ödemli denilen bu devrede başarılı bir şekilde tedavi yapılabilir. Bu devrede tedavi yöntemi mezoterapidir.

İkinci aşamada, ödem daha da fazlalaşır. Bu aşamada selülit`i buradan atmak oldukça güç olmasına karşın, tıpta mezoterapi ile başarılı bir tedavi mümkündür. Üçüncü aşamada, bu dokularda biriken yağ, su ve tuz molekülleri organizma tarafından kullanılamaz ve selülit yerleşir.

Selülit’te nasıl bir beslenme rejimi uygulanmalıdır?

Rejimin, su açısından zengin, tuz açısından zayıf olması gerekir. Selülit tedavisinde tuzu asgari düzeye indirmek gerekir. Balık, kabuklu deniz ürünleri, kümes hayvanı ve yumurta yenilerek protein açısından zengin bir beslenme uygulanır. Proteinler ödemi önler ve iştah artırır. Şekerlemeler, hamur işleri, bakliyat kaldırılmalıp, alkolden uzak durulması gerekir. Zira alkol kanda yağa dönüşür ve vücutta birikir.

Selülit hangi yöntemlerle teşhis edilir?

Termografi: Vücutta kan dolaşımının normal olduğu bölgelerde vücut ısısı da normal olur. Dolaşım bozukluğu olan yerlerde kanlanma azalacağı için, bu bölgeler vücudun normal ısısından daha soğuk olur. Selülit`in oluşma nedenlerinden biri dolaşım bozukluğu olup termografi ile dolaşım bozukluğunun ve selülit`in yeri de teşhis edilir.

Ekografi: Bir çeşit ultrason cihazı olup uygulandığı yerin, ayrıntılı olarak görünümünü sağlar. Selülit`e uygulanma amacı deri kalınlığının ve yağ tabakasının kalınlığının ölçümüdür.

Manyetik rezonans: Vücudun 3 boyutlu incelenmesi imkanını sunar. Bu sayede cilt kalınlığı, yağ tabakası ve oluşabilecek ikincil, üçüncül (tümör, yapısal bozukluklar) nedenlerin varlığının ya da yokluğunun tespitini sağlar.

Selülit tedavi merkezi kadıköy

Selülit tedavi merkezi kadıköy

Selülit’te uygulanan Mezoterapi yöntemlerinde hedeflenen amaç nedir?

Tedavinin asıl amacı selülit`i oluşturan süreci tersine çevirmek ve yağ hücreleri düzeyinde lipolizi tekrar harekete geçirmektir. Yani, birikimi ortadan kaldırmak, lenf ve kan dolaşımını rahatlatmak, lipoliz mekanizmasını tekrar harekete geçirmektir.

Lipoliz nedir?

Yağ hücrelerinin boşluğunda depolanan yağların kimyasal olarak parçalanması ve eritilmesi, enerji olarak vücuda verilmesi olayı olarak tanımlanır.

Kişi selülit’li mi doğar?

Hayır, kişi selülit`li doğmaz. Ne bebek, ne de çocuklarda selülit olur. Selülit gerçek olarak erişkinlik döneminde ortaya çıkar. Ancak selülit`te kalıtım önemli rol oynar. Kalıtımın kesin surette etkili olabilmesi için, hem anne hem de babada yağ fazlalığına ilişkin sorunların bulunması gerekir.

Bu durumda kişinin, ilk ergenlik belirtilerinden itibaren ve daha sonra da yaşamının değişik evrelerinde, örneğin gebelik ve menopoz gibi hormonal açıdan çok önemli zamanlarda da izlenmesi gerekir.

Hamilelik Selülit’e uygun ortamı hazırlar mı?

Vakaların çoğunda hamilelik gerçekten selülit`in belirmesine neden olur. Çünkü doğumdan önce ve doğumdan sonra meydana gelen hormonal değişimler, gerçek bir dengesizliğe neden olur. Doğumdan sonra selülit biraz azalsa da bir miktar selülit birikimi kalır.

Menopoz dönemi şişmanlama dönemi midir?

Menopoz döneminde özellikle kiloda fazlalığa doğru belirli bir eğilim olur. Ayrıca hormonal dengesizlik, vücudun su tutması ve selülit görülür. Psikolojik açıdan, kadın cinselliğindeki değişim ve buna eklenen çeşitli olaylar kadınlarda depresyona doğru bir eğilim yaratabilir. Kadınlar da kendilerini avutmak için genellikle kontrolsüz ve hatta oburluğa varan bir yeme alışkanlığının içine düşer ve kilo alırlar.

Spor selülit’i tedavi eder mi?

Hayır. Sert sporlar, vücudun belirli bir kısmını çalıştıran ve düzensiz yapılan sporlar hiçbir işe yaramaz. Selülit`e karşı en etkili spor tempolu yürüş ve yüzmedir. Fakat tıbbi olarak, bütün sporlar içinde en iyisi jimnastiktir. Bunun bir avantajı da herkes tarafından istenildiği yerde, istenilen zamanda ve şekilde uygulanabilmesidir.

Selülit çok olduğunda tedavisi daha mı zordur?

Hayır. Tedavi daha uzun sürer, ama daha güç olmaz. Yöntem her zaman aynı olup esas zor olan, hastaya kendini sevmeyi öğretmek, harekete geçirmek ve mücadele bilinci kazandırmaktır.

Erkeklerde niye selülit olmaz?

Erkeklerde selülit olmamasının en önemli nedeni onlarda başka hormonların, özellikle de yağlı hücre oluşumunda hiçbir etkisi olmayan erkeklik hormonunun bulunmasıdır.

Selülit büyüme çağında tedavi edilmeli midir?

Selülit, genellikle büyüme çağında ortaya çıkar. Psikolojik bir sorundan kaynaklanan bir oburluğun sonucu olmadığı halde 14-15 yaşlarında selülit oluşması, hormonal bir düzensizliğin işaretidir. Genç kızlarda selülit oluştuğunda, düşük kalorili bir rejim izlenebilir, spor ve jimnastik yapılabilir ve çok gerekirse mezoterapi uygulanabilir.

Şişmanlık ile selülit arasında ne fark vardır?

Bu ikisini kesinlikle karıştırmamak gerekir. Eğer kişi şişmansa mutlaka selülit`i de olur. Ama selülit`in cildin derin dokularını bile etkileyen, temelde hormonal kökenli özel bir bozukluk olduğunu bilmek gerekir. Bu bozukluk, son derece zayıf kadınlarda bile görülebilir. Fazla kiloların tüm vücuda yayılmasına karşın selülit, bacak, baldır, kol gibi belirli bölgelerde görülür.

Sık sık kilo alıp vermekteden neden kaçınmalıyız?

Bazı kimseler sürekli kendilerini kısıtlamaktansa, çok kötü bir görünüş alıncaya kadar yiyip şişmanlar, sonra da bu kilolarını çok hızlı bir şekilde vermeye çalışırlar. Bu sistemin sakıncaları çok fazladır. Bu tür rejimler organizma için zararlı, metabolizma içinse korkunçtur. Ayrıca sık kilo alıp verme, mekanik faktörler nedeniyle cildin kendini bırakmasına neden olur, deride çatlaklar meydana gelir.

Günde 3 litre su içilmeli mi?

Toksinleri ve zararlı maddeleri vücuttan atmak için, günde ortalama 1.5 litre su içmek gerekir. Ancak bu, herkes aynı miktarda su içecek demek değildir. Çünkü her insanın gereksinim duyduğu miktar değişir. Genel olarak içilecek sıvı miktarı kiloyla da ilişkilidir.

100 kiloluk bir kişi fazla zorlanmadan bir günde 3 litre su içebilir. Oysa 40 kiloluk biri için bu miktar fazla gelebilir. Ayrıca, vücutları su tutan kadınlar, içmeye başlar başlamaz şişkinlik meydana gelir. Bu durumda selülit`ten önce bu rahatsızlığın tedavisi ele alınmalıdır.

Selülite Tatilde Veda Edin

Son yılların en büyük korkulu rüyası selülite, denizden çözüm bulmak mümkün. Selülite savaş açmak için tatile gitmek bile yeterli.
Selülitle savaşın ilk adımının bol su içmekten geçtiğini artık öğrenmeyen kalmadı. Su içmek, böbrekleri çalıştırıp toksinleri atmaya yardımcı olurken, hücrelerin sağlıklı olması için de gereken suyu sağlıyor. Su içmek, spor yapmak, diyet uygulamak ve bakım ürünlerinden faydalanmanın yanı sıra selülite bir çözüm de denizden geliyor. Yaz aylarında bol bol yüzmek ve güneşlenmek selülitle mücadelede ilermeye yardımcı oluyor. Yüzerken çalışan tüm vücut kasları ve kasılıp gevşeyerek lenf damarlarındaki dolaşımı da hızlandıryor.

Deniz içinde yapılacak düzenli ve sistemik egzersizler ise vücudun şekle girmesine yardımcı oluyor. Göğüs hizasındaki suda özellikle bacakların öne, arkaya ve yanlara açılmasıyla yapılan egzersizlerin yararını ise göz ardı etmek mümkün değil. Denizin faydaları bunlarla bitmiyor. Balık, besin olarak sağlıklı olmasının dışında, sağladığı fosfor, omega – 3 yağ asitleri gibi değerli mikro besinlerle de selülit tedavisine önemli bir destek sağlıyor. Bol ve düzenli uyku da selüliti yok etmek konusunda tatilin yaratacağı yardımcı etkenler arasında.

Selülit tedavi merkezi kadıköy

Selülit tedavi merkezi kadıköy

Kadınların Korkulu Rüyası; Selülit

Özellikle yaz sezonunun yaklaşmasıyla beraber kadınların korkulu rüyası haline gelen selülit, özellikle kadınların bacaklarının üst bölgesinde çıkan bir doku hastalığıdır. Unutulmamalıdır ki selülit bir günde değil uzun vadede oluşan bir hastalıktır. Selülit kısaca derinin esnekliğini yitirerek portakal kabuğuna benzer bir görüntü alma halidir. Selülit, fazla kiloya bağlı olarak oluşan yağların hücreleri genişletmesi ve gerekli kan dolaşımın sağlanamamasıyla oluşur. Kan dolaşımı azalan hücreler elastik görüntüsünü kaybederek pürüzlü bir görünüme sahip oluyor.

Selülit sorunu kısaca böyle açıklansa da arkadaşında pek çok etmen olabilir. Bu nedenle selülit belirtisiyle karşılaştığınız zaman bir uzmandan yardım istemenizde fayda var. Kadınların korkulu rüyası haline gelmiş bu sorunu çözmek için gelişen tıp imkanları ve buna pareler büyüyen alternatif tıp bir çok tedavi imkanını selülitle boğuşan kişilere sunuyor. Selülitle tedavide, mezoterapi yöntemi çok tercih edilen yöntemler arasında yer alıyor.

Bu yöntemle özel olarak hazırlanmış bir karışım deri altına enjekte ediliyor böylece bu pürüzlü görüntü gideriliyor. Selülitle mücadelede mezoterapi gibi uygulanan yöntemlerden biri selülit masajıdır. Selülit masajı uzmanlarca selülitli bölgeye uygulanan özel bir masajdır. Akupunktur, özel selülit ilaçları selülit tedavisinde kullanılan yöntemler olsa da tek başlarına yeterli değildir.

Selülitle olan mücadelenizi ne kadar bitkisel ve doğal yöntemlerle çözerseniz o kadar kalıcı çözümler elde edersiniz. Eğer henüz selülitle karşılaşmadıysanız veya yeni yeni ortaya çıkıyorsa öncelikli olarak yediklerinize dikkat ederek işe başlayabilirsiniz. Dengeli beslenir ve düzenli bir egzersiz programı uygularsanız bu sorunu kökten çözebilirsiniz. Bunun yanında eğer sadece kilo vererek çözülmeyecek bir sorun halini aldıysa, selüliti bitkisel yöntemler kullanarak çözmenizde yarar var.

Selülit tedavisinde kullanılan bitkiler oldukça fazladır. Bu bitkilerin çoğu uzmanlar tarafından selülit tedavisinde kullanılması önerilen bitkilerdir. Özellikle, yeşil çay, biberiye çayı, zencefil gibi bitkiler kaynatılarak ve az şekerli olarak içilerek tedavi uygulanabilir. Bunun yanında selülit tedavisinde bergamot, limon, ardıç, greyfurt, tarçın ve sardunya kullanılan bitkiler olarak sayılabilir.